27 Mayıs

Bu haber 29 Mayıs 2014 - 0:08 'de eklendi ve 1.045 kez görüntülendi.
Hüseyin Nizamoğluhuseyinnizamoglu@hamlegazetesi.com.tr
Nerede Kalmıştık

27 Mayıs 1960 tarihi çok partili hayata girişimizin 16. yılında, Demokrat Parti iktidarının 10. yılında ihtilal ile tarihten silinmiştir. Demokrat Parti’nin gidişi ile ülkemiz adeta sahipsiz kalmış, ben yaptım oldu anlamında sorumsuz yönetimler hileli ve gizli yer altı faaliyetleri söz sahibi olmuştur. Meydanlarda doğan çocuğun üç bin lira Amerika’ya borçlu doğduğunu yırtınan günün muhalefet lideri, askerlerin koltuğunda Başbakan olunca ilk ziyaret ettiği ülke Amerika olmuştur.

Başbakan oradan dönmeden ortakları, hükümeti yıkmıştır. 1963 yılında parçalanmış olan sağ oylar Adalet Partisi’nin yeni lideri Süleyman Demirel etrafında birleşmesini bilmiştir. Tabii ki bu arada çok önemli gelişmeler olmuştur.

İhtilalin lideri Cemal Gürsel yoğun bakımdan çıkamamıştı. İhtilalin içindeki 14 milliyetçi genç subaylar yurt dışına sürgün olarak sözde atanmışlardır.

Demirel, milletvekili bile değilken Suat Hayri Ürgüplü’nün başbakan tayin edilmesini ve kendisinin de başbakan yardımcısı olmasını sağlamıştır. Aslında normal olması gerekenin yapılmış olması bile, ihtilali yapanları o tarihte fazlası ile şoke etmiştir.

Bu gelişme, Adalet Partisi’nin ilk genel başkanı olan Org. General Ragıp Gümüşpala’nın vefat etmesi sebebiyle, Adalet Partisi’ne genel başkan adayları içindeki Sadettin Bilgiç hem münasip ve hem de seçmenin Menderes sevgisini aratmayacak bir aday olmasına rağmen,  Süleyman Demirel’den yana delegeler yönlendirilmiştir.

Demirel’in adaylığını daha dün ihtilal i alkışlayan Hürriyet ve Cumhuriyet Gazeteleri bile tam reklamını yapıyorlardı. Sağ basın ve çok değerli yazarlarda Demirel diyordu. Sağ taraf Sadettin Bilgiç için çok sert milliyetçidir, yeni anayasaya göre meclisin üstündeki kuruluşlarla uyum sağlayamaz ve parti engellere uğrar gibi düşünceler, milletin Demirel’de karar kılmasına etkili olmuştur.

Bu düşüncelerle seçilen Demirel’in ve partisinin ayakta kalmasına sebep olan, asker Cumhurbaşkanlarıdır.1961 Anayasasındaki egemenliğine ortak olan kuruluşlar, meclisten ve iktidardan daha da etkin idi. Buna rağmen Demirel, Cumhurbaşkanları ile uyum sağlamaya çok dikkat ediyordu.

Mesela; 12 Mart olayı yapılmış bir ihtilal iken, Memduh Tağmaç Paşanın devreye girmesi ile meclis dağılmadan yalnız hükümetin istifası ile kısmen kan dökülmesi önlenmiştir. Adalet Partisi içindeki milliyetçi kesim ile partinin yürüyemeyeceğini bilen Demirel, sanki Ecevit’in denenmesini ister gibi 1973 seçimine girmiştir. Bu şekilde cansız iki büyük partinin rezaleti ile yıllar geçiyordu. Bizlerin soyadı hep Kuyruk ve Düşük olmuştur. Her 27 Mayıs günü bayrak asma mecburiyeti ve bugünün bayram olduğunu hatırlatan bir sürü sokak köpekleri vardı.

MENDERES VE ARKADAŞLARI ŞİMDİ TORUNLARIN KALBİNDE YAŞIYOR

Kenan Evren ve arkadaşları bizleri CHP ve temelli senatörlerin hakaretlerinden, baskısından kurtarmıştır. Kenan Paşa, Demirel ve partisine karşı hiçbir suç unsuru üretmedi. Üstelik, kendisine Demirel’in yardımcı olmasını beklemiştir. Oysa Demirel çok daha değişik bir fikir içinde idi. Kendisinin de suçlanmasını istiyor ve sürgün yerine gitmek istiyordu. Bu fikrini Hürriyet ve Cumhuriyet Gazetesi’nin iki yazarı tarafından Paşaya iletti.  Böylece kendi isteği ile cezalı oldu. Zaman lehine gelişti ve yapılan seçimde en yakını olan Turgut Özal güçlü bir Başbakan oluverdi.

DEMİREL’İ BİTİREN, AF SONU SİYASET YAPMASI OLDU

Menderes’in ve iki arkadaşının kabirlerini yurda getiren ve onlara ait anıt mezar inşa ederek törenlerle anıt mezarı millete hediye eden büyük lider olan Turgut Özal; Demirel’in Cumhurbaşkanı olmasını teklif ettiği halde, hem ülkeye ve hem de kendisine ne gibi kötülük olabilecekse o yolu seçerek, SHP ile ortak hareket ederek, Özal iktidarının sonunu getirdi.

MENDERES’E YAPILAN İFTİRANIN AHI TUTTU

Genç subayları ve harbiye talebelerine ihtilale hazırlayan basın bugün gene var. İhtilal için emir kulu olabilecek karakter her zaman var. O günün siyasetçileri ve mahkemesi ne kadar rezil oldular? Bunun hesabını yapanlar her halde vardır. İhtilalin sebebi İslamiyet’in tam olarak yaşanmaya başlaması olmuştur. Amerika o tarihlerde Orta Doğunun hakimidir. Krallar işine geliyordu. Biraz kafa tutar gibi olan gidecektir. Evvela Osmanlı gidecek ve Yahudi’ye mekan verilecek. Cumhuriyet döneminde Ortadoğu petrolleri ve Arap altınları ABD bankalarına gidecek. Bu karara karşı en ufak bir kıpırdama ihtilal sebebidir. Mısır, Filistin, Türkiye’de 27 Mayıs, Irak’ta Saddam rejimi, hep içinden satın aldıkları uşaklar vasıtası ile düğmeyi basınca ihtilal olmuştur. Bunu tekrar hala arayanlara, Başbakanın uyarıcı cevabı var. Sabıkalı olanlar biliniyor.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
REŞAT ÖZTEPE 30 Mayıs 2014 / 12:16

Kadim dostum,güzel insan,değerli Medya Patronum;Seni tebrik ediyorum.Ancak bu konu bu kadar veciz hale sokularak yazılabilirdi.Tekrar hem teşekkür ve hemde tebrik ediyorum.İyi ki o ralarda varsınız.Hamle Sancağı ve Bayrağı dalgalanacaktır.selam ve sevgi.