27 Mayıs 1960 İhtilalini Yapanlar Hiç Değişmedi

Bu haber 17 Mayıs 2017 - 23:45 'de eklendi ve 915 kez görüntülendi.
Hüseyin Nizamoğluhuseyinnizamoglu@hamlegazetesi.com.tr
Nerede Kalmıştık

(30 Mayıs 2013 tarihli yazıyı okuyorsunuz)

Bundan 57 yıl evvel Ülkede milletimizin yüzde 70 oyları ile iktidar olan Demokrat Parti’yi yok etmek için senelerce küçük rütbeli sol ve aşırı ırkçılardan müteşekkil sözde subaylara eğitenler ve sonunda ihtilal yaptıranlar, bu gün hala askerden medet umar halleri devam etmektedir. Milletin hiç bir zaman iktidar etmeyeceğini bildikleri için, Atatürk ilkelerini de çiğneyerek yalan ve sahte tutumlarını devam ettirmektedirler. Sanki gözleri dönmüş, ne kadar başarılan hizmet varsa, tıpkı 1960 öncesi olduğu gibi yapılan hizmetleri yokmuş gibi olmuyormuş gibi yalan ve iftira içine girmişlerdir.
Bu durum da yıllardan beri hiç belirli bir rakamdan yukarı oylarını çıkaramıyorlar. Her seçim öncesi askerden ve ihtilalden medet umar hale düşmüşlerdir. Askerleri kışlasına gönderen anayasa değişikliğine şiddetle karşı koymuşlar fakat ancak, bütün muhalefet birleştiği halde EVET oyları yüzde kırklarda kaldı. O tarihten sonra yapılan her seçimde bu hayırcıların oyları gerilerken, İktidar partisinin oyları yükselmektedir. Şimdi gene ayni şirretlik görüyoruz. Aslında bu durum kendilerinin daha da azalmalarına sebep olacaktır.
ON YIL ALTIN YILLARINI YAŞAYAN ÜLKE NASIL KARARIVERDİ
Demokrat parti iktidara gelince ilk işi, Atatürk’ü koruma kanununu çıkardı ve O değerli insanı kendisinin sol olmuş partisinden koruyordu. Çünkü Atatürk 1938 yılında hakkın rahmetine kavuştuğu halde cesedini mumyalayıp müzeye koydular. Atanın resmini para ve pullardan çıkarıp İnönü’nün resmini koydular. Atanın zamanındaki laiklik ilkesini kaldırıp yeniden tam dine karşı Müslümanlara karşı ata ilkesi diye kullandılar. O bakımdan kendi partisi özellikle Atatürk düşmanıdır. Bunların yapmak istemedikleri Anıt Kabir inşaatını, CHP’nin kukla olan yassı ada mahkemesinin vatan haini cezası verip idam ettikleri Adnan Menderes bitirdi.
Bir yandan Avrupa insan hakları sözleşmesine törenlerle dâhil olunca, genel af çıkarmak durumundan istifade eden komünistler Rusya’ya kaçtılar. O tarihlerde Rus komünizmi çok büyük korku saçıyordu. Hâlbuki Komünistlik den daha da büyük yıkıcı ve her boyayı girebilen Masonluk hiç tehlike görünmüyordu. Meğerse çok yanlışlar yapılmış olduğunu şimdi daha iyi anlıyoruz. Devletler yıkılıyor insanlar asılıyor fakat Masonlar her zaman ayaküstü kalıyor. Mason Politikacı, gazeteci, Asker, hâkim, Profesör gibi meslek sahibi pek çok mason var. İhtilal olsa, onlar ayakta kalıyor. Ülke ekonomi bakımından sıkıntıya girse onlara hiç dokunmuyor.
Bunlar sülük gibi milletin kanını her fırsatta emiyorlar.
Demokrat parti hep Tek parti dönemindeki hataları göz önüne alarak milletle kaynaştı.

Evvela şehirde ne varsa köyde de aynisi olacak dedi. Köylüyü zengin etti, çocuklarının her türlü okullarda okumasının yolunu açtı. Büyük düşünüyordu; Barajlar yaptı, sulu tarımı teşvik etti. Tarım ürünlerine işleyip pazarlama gayesiyle Fabrikalar kuruldukça, barajlara hidroelektrik ilave ediliyordu. Köylü çarık yerine çizme, karasaban yerine traktör sahibi oluyordu. Tütün mahsulü ege bölgesinin ünlü gelir kaynağı idi. Tütün ağaları vardı. Bu Ağalar birden bitiverdi çünkü köylü ağa olmaya başlamıştı. Bütün bu yapılanları meydanlarda Merhum İsmet İnönü: Her yapılanın borç olduğunu, doğan çocuk üç bin lira ABD’ye borçlu doğuyor diyordu. Ama hiç de tesir etmiyordu. Bu defa ihtilal gurubu kurmuşlar, bunları eğitmişler, tın tın kinle doldurmuşlar ve haydi bu gün diye emirde vermişler. İhtilalin içinde milletin sevdiği kişilerin oluşu tek teselli idi. Dikkat Dikkat yüce Türk milleti bu bir ihtilal değil, kardeş kavgasını önlemek için yapılan bir harekettir diye radyolardan anons yapan kişi 1944 olayını yaşamıştı. Bu bakımdan bizi, hepimizi adeta teslime yönlendirmiştir. Oysa, 1961 anayasasını yapan kurucu meclis üyelerini baktıkça, ayni kafa yapısı birlikte çaktırmadan kardeş olmuşlar. Yazıklar olsun sizin emdiğiniz helal Müslüman ananın sütüne !!!
ASKERLER İHTİLAL YAPMAYI MİLLİ GÖREVMİ SAYDI
1960‘dan sonra İnönü başbakan iken 1962’de Telat Aydemir olayı yaşandı. Başbakan İnönü onların sürüsünü bir emirle idam ettirdi. 1971 de üçüncü ihtilal Muhsin Batur ve CHP ikilisi yaptı gibi görünüyordu. Ancak kurnaz Ecevit, CHP genel sekreterliğinden istifa ederek, bu hareket bana yapıldı. Dedi ve başlattığı hareket ile ilk genel kurulda İnönü’yü tekaüt etti. ve CHP genel başkanı oluverdi. Dördüncü İhtilal harekâtı 12 Eylül 1980 de Kenan Evren ve arkadaşları yani genelkurmay ekibi tam kurtarıcı olarak geldi. Bütün sokak hareketleri tak diye duruverdi. Çünkü bu defa CHP suçlanıyordu. Bu nasıl olurmuş, ALLAH ALLAH CHP’yi suçlayan askerde var mıymış dedirttiler.
TURGUT ÖZAL DA ALTIN YILLAR YAŞATTI.
Bizim ülkede Ülkeye Altın yıllar yaşatanın cezası ölümdür. Ve gizlice zehirlediler ondan da kurtulunca, tam anlamıyla askerlerin dediğini yapan iktidarlar geliyordu. Ancak, Milletimiz 1995 seçiminde Erbakan Hocaya çok oy verdi. Ondan en canlı hatıra “Sütten çıkan ak kaşık yaparım seni “ sözleri kalmıştır. Bunlar bata çıka bu günlere kimler geldi kimler gitti. Şimdi Büyük Milletin oyları Aynen Menderes gibi ve Aynen Turgut Özal gibi Recep Tayyip Erdoğan’ı aradı buldu. Ayni filimi tekrar etmek istiyorlar ama unutuyorlar. Eski Postallar şimdi Demokrasi çizmesi oldu.

Not: 15 Temmuz 2016 günü yapılan İhtilâl denemesi, acil olarak başkanlık dönemini getirmiştir. İhtilalin başarısız olmasına çok üzülen CHP’nin bütün deliller aleyhine işlediği halde boşuna çırpınmasına ne denir?..

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.