23 NİSAN BAYRAMI KUTLANDI MI?

Bu haber 25 Nisan 2013 - 0:00 'de eklendi ve 1.061 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Aynı günün sabanı yola çıktığımda her tarafta bir sessizlik hakim.

Ne okullarda ne de kentin ana artellerinde.

Oysa bugün 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı.

Ulu Önder Atatürk’ün Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılışı nedeniyle çocuklarımıza armağan ettiği bir bayram.

Dolayısıyla yıllardır olduğu gibi her taraf cıvıl cıvıl olması gerekmiyor muydu?

Bir tarafta en güzel ve temiz elbiselerini giymiş öğretmenler.

Diğer yanda heyecandan yerinde duramayan öğrenciler.

Her biri Atatürk Stadyumunda kutlanacak olan bayram yerine ulaşmak için, başlarında öğretmenler olduğu halde mangalar halinde yürürlerdi.

Sonrasında, ilin mülki amiri, beraberinde belediye başkanı ve garnizon komutanı olduğu halde, resmigeçit töreninde çocuklarının bayramını kutlardı.

İstiklal Marşına müteakip konuşmalar başlar.

Bazı okulların hazırladığı özel gösterilerden sonra resmigeçit töreni gerçekleştirilirdi.

Ardından koca stadyumu dolduran binlerce vatandaş, çocukların sergilediği tüm etkinliklere alkış tutardı.

Böylelikle o günün gerçek bir bayram olduğunu kabul edersiniz.

Dolayısıyla öğretmenler, öğrenciler ve de vatandaş son derece memnun olurdu.

Ne de olsa çok önemli bir günün nişanesi olarak 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlanıyordu.

Hal böyle iken aynı günün sabahında dedim ya kentte bir sakinlik vardı.

Herkes birbirine soruyor.

Bugün bayram değil mi?

Ortalıkta hiç öğrenciler görünmüyor.

Sonradan anladım ki hükümet, dolayısıyla ilgili Milli Eğitim Bakanlığının direktifleri doğrultusunda, bayramın şekli değişmişti.

Gerçekleştirilen tek etkinlik, her okulun kendi bünyesinde kutlama yapacağı.

Kısaca, yıllardır Ramazan ve Kurban Bayramlarına atfen söylenen “nerde eski bayramlar?” yaklaşımı, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı için de geçerli olmuştu.

Demek ki, bundan böyle bir değişiklik olmazsa, bayramlar okullar tarafından sembolik olarak kutlanacaktı.

Bu da “şeriatın kestiği parmak acımaz” dan başkası değildi.

***

Peki nedendi?

Neden, bu tür bayramlar yıllardır olduğu gibi kutlanmaktan alıkonmuştu?

Aslında bunun altında bir art niyet aramıyorum.

En azından aramak istemiyorum.

Ülke yönetiminde görev üstlenen hiçbir hükümet, iş başındaki AK Parti Hükümeti dahil, 23 Nisan Bayramını görmemezlikten gelemezdi.

Hele, ülkenin kurtuluş mücadelesine atıldığı sürecin mihenk taşlarından kabul edilen Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılışını göz ardı edemezdi.

Aksi olsaydı, o gün bugün her 23 Nisan, bayram olarak kutlanmazdı.

Geriye birkaç alternatif kalıyor.

Bayrama iştirak eden minik yavruların oldukça uzun bir süre ayakta kalmaları istenmemiş olabilir.

Bunun aynı zamanda onlara bir eziyet olacağı düşünülmüştür.

Bayram kutlamaları nedeniyle oldukça uzun süre okulların hazırlık yapmasının anlamsız olduğu.

Bayram resmigeçitleri nedeniyle bazı büyük kentlerde trafiğin aksayacağı düşüncesi egemen olabilir.

Aynı bayram için yeni kıyafetler söz konusu olacağı için, bazı ailelerin maddi bağlamda zorlanacağı hesap edilmiştir.

Ne de olsa çocuklarının, diğerleri yanında mahcup olmasını istemezler.

Şahsen, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramının sembolik olarak kutlanması kararı için gerekçelerin bunlar olduğu aklıma geliyor.

Dedim ya bir başka düşünceyi düşünmek istemiyorum.

Ancak…

Yine de bu bayram çocuklarımıza armağan edildiğine göre daha bir etkinliklerin sergilenip kutlanması gerektiğini asla göz ardı etmiyorum.

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.