21 ŞUBAT 1977

Bu haber 25 Şubat 2013 - 0:13 'de eklendi ve 1.056 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Her yıl 21 Şubat tarihi geldiğinde, çok değişik duygulara kapılırım.

Zira bu tarihin üzerimde etkisi çok fazladır.

Olumlu ve de olumsuz bazda.

Menfi etkisi oldu.

21 Şubat 1977 tarihinde Muğla yayın hayatına başlayan Hamle Gazetesi, düşüncem paralelinde hizmet veren bir yayın organı olmasına karşın bir sayısında, hayatımın en zor günlerini yaşatan manşetten bir haber vermekten çekinmedi.

Aynı süreç ülke genelinde olayların eksik olmadığı bir zamandı.

Sokaklar karşıt görüşlü gençler tarafından parsellenmenin ötesinde çoğu kez çatışmalara sahne oluyor.

Yükseköğretim kurumları, hatta orta öğretim yuvalarına sızan olaylardan başımızı alamıyorduk.

İşte aynı süreçte Milli Eğitim bünyesinde yöneticilik görevi üstlenmenin acısını en derin şekilde hissetmiştim.

Hiçte aslı astarı olmayan bir suçlama sonrası, (ki sonrasında yapılan soruşturmada açıklığa kavuşmuştu) görevden uzaklaştırılmakla kalmamış, il dışına tayin edilmiştim.

Ne yazık ki, makam uğruna bir eğitimcinin çirkin ithamlarını o süreçte Hamle Gazetesi manşetten vermekte çekinmedi.

Anında savcılığa müracaatımız üzerine, olayın aslı ortaya çıkmış. İftira atan öğretmen tutuklanarak cezaevine girmişti.

Zamanın garip tecellisine bakın ki, hakkımda mesnetsiz bir olayı manşete taşıyan Hamle, bir gün sonrasında tekzip yiyerek, aynı puntolarla haberi yalanlamıştı.

Ama ne yazar!

Tekzip yayınlandığı gün 12 Eylül Askeri harekatı olmuştu.

Dolayısıyla tüm gazeteler toplatıldığı için hiç kimse Hamle’nin araştırmaya dayanmayan yalan haberini okuyamamıştı.

Bu düpedüz gazetenin şansından başkası değildi.

***

Gel zaman git zaman.

Aradan 15 yıl gibi bir süre geçti.

1992 yılında Muğla Üniversitesi açılmıştı.

Üniversitede görev üstlenmeyi kabul etmişken, Hamle’nin sahipleri rahmetli H.İbrahim ve kardeşi Hayati Nizamoğlu’nun “birlikte olalım” teklifini, ne hikmetse kayıtsız kalamadım.

Dolayısıyla o gün bugün, daha sonra Medya Grubu ismini alan Hamle ile birlikteyim.

***

Ne var ki o süreç zor yıllardı.

Zorluk, TBMM’nin almış olduğu bir karardan kaynaklanıyordu.

Karara göre Türkiye genelinde Özel Radyoların açılmasına izin verilmiş.

Akabinde mantar biter gibi radyolar ülke geneline yayılmıştı.

Ancak, hesapta olmayan bir gelişme anında etkisini gösterdi.

Özel yayın kuruluşları için bir yayın politikası belirlenmeden izin verildiğinden, beraberince pek çok sorun ortaya çıktı. Ta ki iş radyoların kapatılmasına kadar dayandı.

Tamam da halk bir kere benimsemişti. Dolayısıyla kimsenin vatandaşın önünde durması mümkün değildi. 3984 sayılı yasanın amir hükümlerini uymak koşuluyla tekrar radyo yayınları başladı.

Artık esas olan çok seslilik olduğu için bu defa özel TV’ler gündeme geldi. 1994 yılında bu defa görsel olarak Hamle TV devreye girdi.

İşte aynı süreç içerisinde Hamle’de sorumluluk üstlenen birisi olarak Ankara-Muğla arasında mekik dokumakla kalmamış, yayınların düzgün bir şekilde vatandaşa intikali için o tepe senin bu tepe benim dolaşmıştım.

Zorluk sadece yayın akışı için olsaydı.

Ya meselenin teknik boyutu?

Sade ben değil doğru dürüst hiç kimse, olayın özüne vakıf değildi.

Sonrası malum.

Bin bir zorluk içerisinde olmamıza karşın, gecemizi gündüzümüze katıp, Hamle’nin sadece il merkezinde değil bölgesinde etkin bir yayın kuruluşu olmanın mücadelesi içerisine girdik.

Başarılı da olduk.

Tabi bundan asıl paye sahibi, Hamle’yi benimseyen vatandaşlarımızdı. Şayet onların desteği ve de güveni olmasaydı, aynı yayın organlarının bugünkü seviyeye gelmesi kolay olmayacaktı.

Ne büyük mutluluktur ki bugün Hamle Medya Grubu, halkın destek ve güvenine mazhar olmanın verdiği güç ve yayın politikasıyla, 37 yılı geride bıraktı.

Dile kolay tam tamına 37 yıl.

Çileli, meşakkatli yıllarla birlikte çoğu kez onur duyulan yıllardı bu süreç.

Bu nedenle kuruluşundan bugüne önce gazete, ardından radyo ve TV’nin Muğla ile bütünleşmesinde maddi manevi hiçbir şey esirgemeyen, baba Hüseyin Nizamoğlu, rahmetli H.İbrahim ve Hayati Nizamoğlu olmak üzere emeği geçen herkesi yürekten kutluyor, Hamle’nin daha nice yıllar Muğla’da bir meşale gibi parlamasını diliyorum.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.