2013 Yılında Neler Oldu?

Bu haber 22 Aralık 2016 - 0:00 'de eklendi ve 725 kez görüntülendi.
Hüseyin Nizamoğluhuseyinnizamoglu@hamlegazetesi.com.tr
Nerede Kalmıştık

Hüseyin Nizamoğlu

 3.01.2014 Günkü yazıdır.

Geçtiğimiz yıl Ülkemiz Dünya’nın yıldızı idi. İhracat tavan yaptı. Merkez Bankası ilk defa tartışılamaz şekilde kasasını doldurdu. Borsa, dünya rekoruna koşuyordu. Petrol boru hatları ve bölge petrollerinin finans deposu ve para değiştirme görevi ile dikkatleri çeken Halk Bankamıza ve dolayısı ile ülkemize en büyük kötülüğü ettiler. ABD ile Yahudi birlikte bizim Gezi Parkçılarını da yanlarına aldıklarını gördük. Bu üçlüye bizim cemaat lideri de katılınca 17 Aralık olayı yaşandı. Bu olayda kaybımız, Halk Bankası’na verilen güven geri alındı. Bundan böyle petrol paraları Yahudilere geçti. Birileri belki çoktan …… kına yakmıştır.

17 Aralık 2013 akşamı sol medyada bir feryat vardı. Yolsuzluk ve hırsızlık suçüstü diyordu. Devamla üç bakanın oğulları, Halk Bankası genel müdürü ve 70 civarında yaka paça edilmiş insanlar. Ayakkabı kutusuna yerleşmiş dolarlar yanlarında birde para sayma makinesi vardı. On civarında polis şefi ve bir savcı olduğu anlaşıldı. Üst makamlara duyurmadan sol ve meşhur medya hemen orada hazır nazırlar. Zaten dıştakilerin isteği Halk Bankasının itibarını kırmak ve ülkede de asayişin zayıf olduğu intibaı verilmek idi, oda olmuştur.

GEZİ PARKI OLAYI’NIN DEVAMI OLDUĞU HEMEN ANLAŞILDI

Gezi Parkı olayı başlarken ağaç kesimi denildi. Üçüncü köprünün adını Aleviler kabul etmez dediler. Fakat parkta çapulcular çoğalınca CHP, lider durumuna geçti. Zaten organize edenler biliniyordu. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu; “Biz hükümeti yıkmadan buradan gitmiyoruz” diyordu. Gezi Parkını işgal edenler bir yetkili ile görüşmek istediler.

Bu teklif üzerine Başbakan Vekili Bülent Arınç, Gezicilerin temsilcilerini kabul etti. Temsilciler Arınç’a, eylemlerini son verme şartları yazılı bir metin verdiler. Bu metin de neler vardı?

1- Topçu Kışlası yapımından vazgeçilsin,

2- Gezi Parkı olduğu gibi kalsın.

3- Üçüncü köprü yapılmasın.

4- İkinci boğaz inşaatı ( KANAL İSTANBUL ) dursun

5- Yeni İstanbul Hava Alanı yapımı durdurulsun,

diyorlardı.

O zamanda demiştim; “Yarabbi bunlar Türk mü? Bu kadar vatana ihanet edebilen muhalefet olabilir mi” diye!

Gezi tarihinden bir hafta önce (28 Mayıs 2013) Uluslararası derecelendirme kuruluşları Türkiye’nin kredi notunu ilk kez yükseltmiş ve yatırım yapılabilir seviyeye çıkarmıştır.

IMF’ye olan borç tamamen ödenmiştir. Yaklaşık 125 milyarlık proje ihaleleri yapılmıştır.

PKK sınırlarımızın dışına çekilmeye başlamıştır. Bütün bunlara karşı durmak kime yaranmak içindir? Hava alanı Almanlara zarar verecekmiş de, kanalın yapılması ile her gemiden geçiş ücreti alınacak diye içerde isyan çıkaranlara destek veren ve onlara masum gençlik diyen MHP liderine nasıl bir isim takalım? Milliyetçilik bu mu?

27 MAYIS’TA NE OLMUŞSA AYNEN KOPYASI

O günün sol basını neyse aynılarını görüyoruz. Şimdi aralarında o zamanki harp okulu talebeleri yok. O talebeler sanırım Ergenekon paşaları olmalı!

O tarih deki Cumhuriyet, Hürriyet ve Dünya Gazetelerini hiç unutamam. Yarın gazetemize atacağımız manşet hazırlanarak CHP basın sözcüsü tarafından bize verilirdi, diyerek, çok pişman olduğunu açıklayan rahmetli M. Ali Birant’tan, biz de öğrendik.

Et makinalarında 2000 talebe kıyıldı, Kars, Ardahan ve Erzurum illerini Ruslar’a vereceklerdi gibi daha yüzlerce yalan yazılıyordu. Gıg diyenin ifadesi gizlice alınıyordu.
Demokrat Partililere Yassı Ada Mahkemesinde yapılanları hatırladıkça, bunlar kopya yapıyorlar diye düşünüyorum.

ŞİMDİ NE OLUR

27 Mayıs 1960’da Amerika ihtilale yardım etmiştir. O tarihte Rusya ile ticari anlaşma yapan Menderes için ABD muhalefet ve devletin sırtında adeta sülük olup geçinen işadamları, zengin basın patronları yanında, tek parti döneminden deneyimli İsmet Paşa vardı. Altın dönemi yaşayan Ülkede kardeş kanı ile elleri kana bulaştı. Yassı Ada İhtilal Mahkemesinde hakim soruyor, “Niçin Antalya’ya fabrika yaptın?” Cevabını beklemeden “Yakınlarına rant sağlamak için değil mi?” diyerek kendisi cevap veriyordu.

Türkiye bu olanlardan ders alarak seçime barut fıçısı gibi girecektir. Geçen seçimlerde olduğu gibi olacaktır. Sen misin meclisin açılması için 367 oy gerekir diyen, sen misin ihtilallere destek olan, sen misin çok önemli Anayasa değişim maddelerini hayır oyu veren!.. Sen misin AK Parti için irticayı koruyorsun diyen! Şimdi neler görüyoruz; İrtica sizin kucağınızda patladı. Hani siz laik idiniz? Anlaşılan irticada koltuk kokusu aldınız…, hayrını görün…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.