2010’DAN NE BEKLİYORUZ? (I)

Bu haber 04 Ocak 2010 - 0:00 'de eklendi ve 575 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Yeni bir yılın başladığı süreçte kişilerin, ülkemizin geneli için olduğu kadar, kendine özgü beklentileri vardır.
Özellikle terör başta olmak üzere, ekonomik güçlüklerin her geçen gün daha belirgin hale geldiği ülkemizde arzulanan, bitmek bilmeyen eylemlerin sona ermesidir.
Değil mi ki yıllara varan süreçte, verilen şehitler nedeniyle çok canımız yandı.
Nice aile ocaklarına ateş düştü.
Daha fazla acıya katlanacak gücümüz kalmadığı için istiyoruz ki, terör sona ersin.
Dolayısıyla, terörden beslenmeyenler dışında olan kim olursa olsun, bu doğrultuda temennide bulunur.
Klasik bir takım söylemler olarak algılansa dahi Cumhurbaşkanından Başbakana uzanan çizgide “ulusa sesleniş” budur.
Yanı sıra kentlerin valileri ve belediye başkanları da aynı temennilerle, yeni bir yılın sağlık, mutluluk ve başarı getirmesini ister.
***
Bireysel bazdaki istekler de farklı değildir.
Onlar da bu ülkede yaşadıklarına göre huzurun tesis edilmesinden öte ne isteyebilirlerdi?
Yeter ki sağlıklı bir ortamda yaşasınlar.
Herkesin aşı, işi olsun.
Bunlar sağlandığı takdirde ülke genelinde olduğu gibi, aile yuvasında da huzur olurdu.
Değilse meydana gelen olumsuzluklardan kurtulamazdınız.
Onun için her yeni yıl başında olduğu 2010 yılı içinde beklentiler, sadece ve sadece ülkemizde huzurun tesis edilmesidir.
Edilmeli ki, herkes sağlıklı bir şekilde işini gücünü baksın.
***
Her şeye karşın, yine de yüzümüzü kendi kentimize çeviriyoruz.
Zira Muğla, yaşamaktan öte karnımızın doyduğu yerdi.
Öyleyse, temelde istenen beklentilerin burada da olması, doğal bir istektir.
***
Muğla, sadece yöre halkının yaşadığı bir kent olmadığı için öncelik yine huzur.
Bir uçtan diğerine 1124 KM sahil bandı ve iç kesimlerde ikamet edenler dışında turizmin ön plana çıktığı süre içerisinde 3 milyon civarında nüfusa sahip olduğuna göre, güvenliğinin tesis edilmesi kaçınılmazdır.
İşte bu noktada bölgenin güvenliğinden sorumlu emniyet mensupları ile Jandarma teşkilatına, minnettarlığımızı iletmek durumundayız.
Başka yerlerin hilafına Muğla, asayiş yönünden güvenli bir kent ise, valiliğin talimat doğrultusunda hareket eden söz konusu mensupların duyarlılıkları sayesindedir.
Dolayısıyla beklentiler, 2010 ve daha sonraki yıllar içerisinde de aynı sükunetin sağlanması yönündedir.
Sağlanmalı ki, yöre halkı için olduğu kadar ülke ekonomisine önemli katkı sağlayan turizm, beklentileri karşılayan faaliyetler olarak sürüp gitsin.
Tabi bu tür bir tablonun ortaya çıkmasında sorumluluk sadece emniyet güçlerine ait değildir.
Başta turizm alanlarında konuşlanan sektör temsilcileri olmak üzere, bir takım kurum ve kuruluşlarla birlikte halkta yardımcı olmalıdır.
Kısaca, top yekun hareket edildiği takdirde daha bir başarı sağlanacağı akıldan çıkarılmamalıdır.
***
Muğla adına harekete geçilmesi gereken bir başka husus, iç kesimlerde konuşlanan halkın, geçimini sağlayan faaliyetlere yönelmesini temin etmek.
Bir zamanlar bölgenin önemli geçim kaynaklarından olan tütüne kota getirildiğine göre, alternatif ürün geliştirmek, ilgili ve yetkililerin asli görevleri arasındadır.
Aradan bunca zaman geçtiği halde tütüne alternatif ürün geliştirilmemesi, zaten ekonomik verilerin istenen rakamlar içermediği süreçte vatandaşın daha bir zorda kalmasını sağlamaktadır.
Bugün kırsal kesimlerde ikamet edenlerden kime sorsanız, size vereceği cevap, tütün üretimini arıyoruz şeklindedir.
***
Geçmişten günümüze hala sorun olmaya devam eden bir başka çalışma alanı, turfanda sebzecilik, seracılık ve narenciye üretimidir.
Siz dünyanın en kaliteli ürünlerini yetiştirdiğiniz halde yeterince değerlendiremiyorsanız, bunun zararı sadece üreticiye değildir.
Bizatihi devletin de tahminlerin ötesinde kaybı vardır.
Oysa mevcut ürünler yeterince değerlendirilip dış pazarlara sevk edilse, ekonomiye soluk vereceği bilinmez değildir.
Ne yazık ki o ürünler hala ya tarlada, ya da dalında kalmaktadır.
Bu durumun bizi ne hallere düşürdüğünü rakamlar gösterdiğine göre bilmem bundan sonrasında harekete geçilir mi?
(Devamı Var)

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.