2009 SEL TAŞKINLARI YILI OLUR MU?

Bu haber 12 Ekim 2009 - 0:00 'de eklendi ve 926 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

2009 yılı ile ilgili görüşlerini aksettiren, ne gaipten haber veren biri, nede medyum.
O yılların tecrübesi neticesi konusunda uzman bir teknik elaman.
Dolayısıyla verdiği bilgiler, afaki sözler değil.
Bugünkü haliyle, gelecekte oluşacak muhtemel bazı tehlikelerin, kaçınılmaz olduğunun altını çizen, deneyimli bir bürokrat.
Denecek ki, kim bu kişi?
Nelerden dem vuruyor.
Söz konuşu kişi DSİ Aydın 21. Bölge Müdürü H.İbrahim İndap.
Sadece Aydın ve yöresi değil Muğla’dan da sorumlu olduğu için Muğla Valisi Dr. Ahmet Altıparmak’ın başkanlığında toplanan İl koordinasyon Kurulu toplantısında bakınız neler söylüyor.
Trakya ve Karadeniz Bölgesinde yaşanan sel felaketinden sonra Başbakanlık tarafından tüm iller ve belediye başkanlıklarına gönderilen genelgedeki hususların dikkate alınması gerekir.
Zira bunun sorumluluğu ağır.
Ancak burada dikkat çeken önemli bir ayrıntı var.
Sadece, söz konusu bölgelerde meydana gelen sel felaketi değil, bundan öncede benzer olaylar ve depremler sonrasında da genelgeler yayımlandı.
İlgili ve yetkililer dışında halkın neler yapması gerektiğinin altı çizildi.
Buna karşın genelgelere ne denli uyulduğu tartışma konusudur.
Benzer her doğal olaydan sonra aynı maddeleri içeren genelgeler gönderildiğine göre, demek ki yeterince uyulmuyor.
Aksi olsaydı, genelge üzerine genelge gönderilmezdi.
***
DSİ Aydın 21.Bölge Müdürü İndap, bir açıklama daha yapıyor ki, gerçekten endişe etmemek olası değil.
2009 yılı “taşkın yılı” olacak.
Dolayısıyla DSİ olarak biz, üzerimize düşen görevleri yerine getiriyoruz.
Diğer kuruluşlar aynı yaklaşım içerisinde olmadıkları için yollar ve dereleri kapatıyorlar.
Bu durumdan valiler sorumlu olduğundan gereğini yerine getirmeliler.
İndap, 2009 taşkın yılı olacak derken, her halde meteorolojik verilerden yola çıktı. Değilse kendiliğinden böyle bir açıklama yapması sakıncalı olduğu kadar tehlikeli.
Sorumluluğun valilere ait olduğunun altını çizdiğinde, bir soru gündeme geliyor.
Belediyeler sorumluluğundaki kentlerin imar ve inşası belediye meclislerine ait olduğuna göre, valilerin bu konuda nasıl bir yaptırımı olabilir?
Belediye meclislerinin almış olduğu kararları, valilerin veto yetkisi var mı?
***
Bölge müdürünün belediye başkanlıklarına ilişkin bir açıklaması, en az diğerleri kadar dikkate değer.
55 yıldır belediyelere, derelere girmeyin, suların hafızası vardır diyoruz.
Dünyada en gelişmiş bilgisayarlarda olmayan hafıza derelerde var.
Dere yatağı ile oynarsanız zamanla intikam alır.
Ummadığınız anda sel gelir.
O dere yatağında yaptıklarınızı, malınızı ve canınızı alıp götürür.
Bu intikamdır, kira bedelidir.
Şöyle bir düşündüğümüzde, bölge müdürünün ne denli yerinde açıklama yaptığını yadsıyamayız.
Trakya ve Karadeniz Bölgesinde meydana gelen felaketler bir yana, yurdumuzun birçok bölgelerinde, hatta kendi ilimiz Muğla’da dahi, dere yataklarının kapatılması sonucu birçok felaketler yaşanmıştır.
Bu bir yerde insanoğlu tarafından, sel sularının geçit noktalarına gasptır.
Siz dere yataklarını tecavüz ederseniz, gördüğümüz ve yaşadığımız olaylar üzere, felaket üstüne felaketle karşılaşılır.
Bu konuda ilimizden örnekler veriyor İndap.
Muğla il merkezinde Karamuğla Deresinin üzeri 1145 metre kapalı. Üzerinde dükkanlar var.
Basmacı ve Tabakhane Derelerinin üzerileri de kapalı.
Marmaris Selimiye’de 8 dereyi kapatmışlar.
Bodrum’daki derelerin üzerleri kapalı.
Bunların her birinde ciddi felaketler yaşanabilir.
Türkiye genelinde olduğu gibi kendi ilimiz Muğla’da manzara bu.
Ümit edilir ki, Trakya ve Karadeniz Bölgelerinde meydana gelen felaketler üzerine her bir belediye, bir kalemde dere üzerindeki binaları kaldıramayacağına göre, dere yataklarını bir uçtan diğerine gözden geçirmeli.
Sel sularının geçişini engelleyen her türlü katı atık maddeleri temizlenmeli ki, bir zamanlar Tabakhane deresinin tıkanması sonucu oluşan felaket benzeri bir olayla karşılaşmayalım.
Bölge Müdürü H.İbrahim İndap, 2009 yılı “taşkın yılı” olacak dediğine göre, yol yakınken tedbir almak, muhtemel bir felaketin önüne geçmektir.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.