1961 Anayasası’nı Yapanlar 57 Sene Sonra Hukuk ve Demokrasiyi Kimden İstiyorlar? « Hamle Gazetesi

1961 Anayasası’nı Yapanlar 57 Sene Sonra Hukuk ve Demokrasiyi Kimden İstiyorlar?

Bu haber 09 Ağustos 2018 - 0:04 'de eklendi ve 709 kez görüntülendi.
Hüseyin Nizamoğluhuseyinnizamoglu@hamlegazetesi.com.tr
Nerede Kalmıştık

 

Hüseyin Nizamoğlu

Geçen yazımızda olduğu gibi yeni anayasa yapmak için önemli sebep olması gerekiyor. Savaş sonu yeni dönem başladığı için, Mutlakiyet döneminden Cumhuriyet dönemine geçişin yeniliğine uyacak anayasa yapılmaya çalışılmıştır. 1961 Anayasası bir kin veya öç alma şeklinde olmuştur. Millet çoğunluğunun oyları ile hükümet olan Demokrat Parti’nin CHP ile bir meselesi yok. CHP’den devir aldığı birleşmiş milletlerle uyum içindedir. Diğer blok olan Sovyetlerle belirli bir mesafede ülkenin kalkınmasında büyük mesafeler almış olan DP üç seçim geçirmiş ve her seferinde daha da oyları artmış bir parti idi. CHP dönemine nazaran halkımız çok daha refah yaşam içine girmiştir. Özellikle din konusu, örf ve adetler, kıyafet konusundaki baskı bir yana Ezan bin yıllık tam benim dilim olmuş iken, siz onu Allah’ın adı olmayan tanrı olarak hitap ediyorsunuz. İkinci parti de olsun muhalefet yapsın diye izin veriyorsunuz. Ama kısa sürede halkı arkasına aldığını görünce hemen onu kapatıyorsunuz. Aynı cephelerde beraber çalıştığınız arkadaşlarınızın hatıralarını yaktırıyorsunuz. Öyle bir laiklik getiriyorsunuz ki, tamamen din düşmanlığı için onu Atatürk ilkesi olarak millete yutturuyorsunuz. Atatürk’ün vefatı sonu para ve pulların üzerinde Milli Şefin resmini görüyorsunuz. 1940’da Köy Enstitüleri açılıyor. Bu suretle köylüyü eğitecek öğretmen şehirlere gelemez. Daha say say bitmez. 1944’de Türk milliyetçisiyim diyenlere yapılan işkence neydi o? Yol parasını ödeyemediği için dama giren köy gençleri arayış içine girdi. 1944’lerde şeker yiyemediği için uyuz olanlara pasta yesinler diyen vali tanıyoruz, 1949’lar da Demokrat Partinin cesur muhalefeti sayesinde radyo dinleyebiliyorduk. .10 Nisan 1950’de vefat eden Mareşal Feyzi Çakmak’ın tabutunu gençlik omuzlarına alarak İstanbul’u dolaşırken kortej yumak gibi büyüyordu. Bir yandan radyo matem tutacağı yerde batının zafer marşlarını çalıyordu.

Bu şartlar içinde yapılan 1950 seçiminde seçmen çoğunluğu DP’yi tercih etmiştir. İktidar olan DP acil olarak Anıtkabir inşaatını bitirip. Atasını dini törenlerle toprağına tevdi etmiştir. İkincisi genel af çıkarıp Avrupa insan haklan şartlarına girmiş olduk. Hapishanedeki komünistler serbest olunca doğruca Lenin babalarına gittiler. Hatta uzun yıllar Nazım Hikmet’in Rusya’dan Türkçe yayın yaparak, Türk askerine hakaretler ettiğini ben biliyorum. DP iktidarı birden yurt geneline adeta şantiye kurdu. Yeniden müteahhit ve iş adamı yarattı. Barajlar, kara yolları, hava ve deniz limanları devamla fabrikalar mantar gibi bitiyordu. Çarık yerine çizme, kara saban yerine traktör ve sulu tarım, gübreli üretim köylüyü güldürdü. Ezanlar serbest edildi.

İşte böyle bir ülkede ihtilal oluyor ve DP’nin üç lideri idam ediliyor. Bunun adı kin değil de nedir? Ülkenin yüzde 20’sini temsil edenler ihtilal sonu 61 Anayasasını yaptılar. Bu Anayasayı yapanlar kimlerdi?

1961 ANAYASASINI YAPAN KURUCU MECLİS ÜYELERİ

CHP: İsmet İnönü-İsmail Rüştü Aksel-İbrahim Saffet Omay-Ziya Müezzinoğlu-Vedat Dicleli-Turan Güneş-Mümtaz Soysal- Sait Naci Ergin- Osman Şefik İnan- Nüvit Yetkin- M.Emin Paksüt- Kemali Beyazıt- Kemal Sait Kurutluoğlu- Haşan Ferda Güley- Hamza Eroğlu- Fevzi Lütfi Karaosmanoğlu- Doğan Avcıoğlu- Coşkun Kırca- Cihat Baban- Cemil Sait Barlas- Celal Sait Siren- Alev Coşkun- Ahmet Demiray- Şemsettin Günaltay-ismet Giritli- Ali İhsan Göğüş Altan Övmen- Oktay Ekşi- Fethi Çelikbaş- Turhan Feyzioğlu- Raif Aybar-Bahri Savcı-Enver Ziya Karal- Adnan Başar Kafaoğlu- Fahrî Belen- Hüseyin Avni Başman- Kemal Türkoğlu- Kemal Türkoğlu- Nihat Reşat Belge

ANAYASA KOMİSYONU: Hüseyin Nail Kubalı- Hıfzı Veldet Velidedeoğlu- Muammer Aksoy- Mustafa Amil Artuş- Münci Kapani, Sıddık Sami Onar- Tarık Zafer Tunaya- Ömer Lütfi Akatlı- İlhan Arsel.

C. KÖYLÜ MÎLLET PARTİSİ: Ahmet Tahta kılıç- Y: Kemal Tengirşek- Seyfı Öztürk- Nurettin Ardıçoğlu- Mustafa Kepir- Mustafa Hazım Dağlı- Mustafa Enver kök- Mehmet Altınsoy- Halil Özmen- Ahmet Oğuz- Abdülhak Kemal Yörük.

Görüldüğü gibi 1961 Anayasasını CHP ile Miİlet Partisi yapmıştır. Millet Partisi lideri olan Ahmet Tahta Kılıç 1957’de Muğla’ya gelmişti. Emin Morali Muğla İl başkanı idi. O tarihte Milliyetçiler Derneği başkanı olan Hamza Sadi-Özbek ve ona yakın birileri Tahta Kılıç’ı karşıladılar. Bizler Milliyetçiler Derneği üyeleriyiz çoğunluktayız ve DP’liyiz. 27 Mayıs İhtilali olduğunda hala dernek üyesiydik ama bizler üzülürken, Tahta Kılıç’ı karşılayanlar çok neşeli idi. Birbirilerine yaklaşıp albay albay diye fısıltılarını duyuyorduk. O zaman anladık ki ihtilale Millet Partisi de dahildir. Bunda şaşılacak ne var? 12 Eylül 2010 Anayasa Referandumunda Hayır oyu kullanan kim varsa 27 Mayıs olayına ve 61 anayasasına sahip çıkmıştır. Oysa 27 Mayıs olayı ülkeyi 50 yıl geri götürmüştür. Sanırım bunu yapanlardan, alkışlayanlardan, mahkemede davacı ve şahit olanlardan hesap sorulacaktır. Zaten 27 Mayıs olayı gündeme gelmez ise esas suçlulara ceza vermiş olunamaz!..

Not: 1924 Anayasasında egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Türk milletini ancak TBMM temsil eder. 1961 Anayasasında ise egemenlik hakkına: ordu, hukuk, yüksekokul ve basın ortak edilmiştir. Esas sıkıntı buradadır.

2002’DEN SONRA

3 Kasım 2002 tarihinde tek partili iktidar tekrar geldi. Aynen Menderes’in kaldığı yerden başladı. Eski anayasa ile ülkede kavgadan ve özerk kuruluşların seçimle gelen iktidarı tanımadığı ortaya çıkmıştır. Tek çarenin başkanlık sisteminin getirilmesi idi. Bunu yapmak ancak Erdoğan gibi milletin gönlüne giren lider yapabilirdi. Ve yapıldı… Son çırpınanlar içerde ve dışarda hala var… Ama çok yakında bitecekler. Bunu bildikleri halde, inatla devam ediyorlar.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.