15 Temmuz ve Muğla…

Bu haber 15 Temmuz 2017 - 1:28 'de eklendi ve 1.370 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Bugün 14 Temmuz…

Dünkü yazım bu sözle başlıyordu.

Bugün 15 Temmuz… Demokrasi ve Milli Birlik günü…

Aslında bu yazı dün yayınlanmak üzere kaleme alınmıştı.

Geçen yıl 15 Temmuz da Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik suikast girişiminin MUTSO Salonu’nda görülen duruşmasında yaşanan “tiyatro” ve sanıklardan birinin tişörtlü meydan okuması dünkü yazımın bugüne kalmasına neden oldu…

xx           xx           xx

Evet bugün 15 Temmuz…

O vahşet gecesinin, ihanet gecesinin, demokrasiye sahip çıkış gecesinin yıldönümü…

Anma etkinlikleri 11 Temmuz’da şehitliklere ziyaretle başladı. Mevlit okundu. Lokma dağıtıldı. Herkes oradaydı…

Muğla’nın 6 milletvekili var, ama AK Parti Milletvekili Nihat Öztürk etkinliklerin tek milletvekiliydi… Önceki günkü duruşmada da sadece O vardı…

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da dediği gibi sapla saman karışmış durumda. Mağduriyetlere yol açan bu durumdan bir an önce çıkmalıyız…

Dün gece Muğla’da meydanlara “Demokrasi nöbeti”ne çıkıldı mı bilmiyorum, ama çıkıldıysa da çıkılmadıysa da asıl bugün çıkılacak. At izi it izine bir kere daha karışacak.

Karşımızda konuşanın, nutuk atanın, şiir okuyanın, en önde nöbet tutanın bizden mi, onlardan mı olduğunu, bunu bilememek ne kadar acı…

xx           xx           xx

Dünkü yazımda şu ifade de bulunmuştum:

Bir yıl geçti…

Hem de dün gibi…

Yarın da olabilir mi?

 ‘Hayır’ diyemiyoruz!

Bu ifadeyi buraya da sıkıştırma ihtiyacı duydum…

Anma törenlerine katılanların gözlerine iyi bakın. Çoğunda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın FETÖ’cülerin sızdıkları her yerden temizlenmeleri ile ilgili “mücadele” inancını, azmini ve kararlılığını göremezsiniz… Dün bakmadıysanız, bugün bakın…

Geçen yaz 15 Temmuz’dan sonra Cumhuriyet Meydanı’na gelip, en önde “demokrasi nöbeti” tutup, öz çekimlerini AK Parti kurmaylarının görebileceği şekilde sosyal medyada paylaşanların çoğunun gözünde o “mücadele inancı” yoktu…

Onların çoğu şimdi ya tutuklu, ya görevlerinden uzaklaştırılmış durumda… Ancak TSK’nden geçen bir yılda FETÖ’cülerin yüzde 15’inin temizlendiği söyleniyor.

Yani hala ikinci bir darbe girişimi olabilir, çeşitli kaotik ortamlar yaratabilirler… Tehlike geçmiş değil…

xx           xx           xx

Hatırlarsanız, 15 Temmuz darbe girişimi ile ilgili olarak ilk günlerde “tiyatro” diyenler olmuştu. Sanıyorum “tiyatro” olmadığı anlaşıldı. Büyük bir tehlike ve tehditle karşı karşıya olduğumuzun farkına varıldı. Ancak dikkat etmeliyiz ki, “tiyatroyuFETÖ’cüler oynuyor. Hangi rollerdeler onu bilmiyoruz.

Önceki gün gördük, yargılanırken bile oynayabiliyorlar. Aramızda hakim, savcı, avukat, polis, doktor, rektör, komutan, belediye başkanı, belediye başkanı, milletvekili, il başkanı, meslek odası başkanı, kulüp başkanı, sanayici, tüccar, eğitimci, turizmci olarak dolaşıyorlar…

“Uzaylılar” gibi içimizdeler.

Onları görmeliyiz. İyilikten maraz doğar. Darbe başarılı olsaydı, onlar bizi çok iyi göreceklerdi… (!)

xx           xx           xx

Bunları boşuna söylemiyorum. Benimkisi evham, paranoya filan da değil…

Kemal Önekli memleketi Çarşamba’ya geze geze giderken, Ankara’dan paylaştı:

Bir çok bilgiyi kamuoyu ile sıcağı sıcağına paylaşmıyorum.Kişisel şeyleri sevmiyorum. Vicdani işleri Allah bilir. Yetkililerde… Ama şimdi tam zamanı…

Siz okurlarıma açıklıyorum. İstanbul da açılacak olan; 15 Temmuz Şehitler Anıtı’nda bir vatansever olarak dilekçe vermeseydim; Bugün o anıtta FETÖ ile iltisaklı iddiaların odağında olup bir kısım sahiplerinin de tutuklu olduğu bir mermer firmasının ‘bağışladığı’ mermer kullanılmış olacaktı. Şükür bunu önledik.

xx           xx           xx

Bilindiği gibi Cumhurbaşkanı Erdoğan yarın Fetullahçı Terör Örgütü‘nün 15 Temmuz darbe girişiminde şehit olan ve yaralananlarımız anısına, “15 Temmuz Şehitler Abidesi Anıtı”nı açacak.

15 Temmuz Köprüsü Anadolu Yakası çıkışında “şehitlik makamı” inşa edildi. Şehitlik Parkı olarak düzenlenen araziye, 250 şehidi temsilen 250 servi ve 250 gül dikildi. Çelik konstrüksiyon üzerine inşa edilen 31 metre yüksekliğindeki anıtın yapımında 3 bin 400 metrekare Safranbolu Eflani fosilli rustik yeşil mermeri kullanıldı.

Kemal Önekli eğer Muğla Valiliği’ne dilekçe verip, uyarıda bulunmasaydı o 3 bin 400 metrekare mermer, Safranbolu Mermeri değil, Muğla Mermeri olabilirdi… (!)

İyi ki olmadı… Olsaydı, Pazar günü açılışı yapılacak olan Şehitlik Makamı’nın mermeri FETÖ’cü bir şirketten alınmış olacaktı!

Önekli sayesinde 15 Temmuz Şehitlerimizin ruhuna namert eli değdirilmemiş oldu…

O’nun dilekçesi olmasa “acı gerçek” acaba ne zaman ortaya çıkardı? Bizimki gazeteci merakı işte.. Acaba FETÖ’cü şirketten mermer alınmasına aracı olanlar, karar verenler kimdi? Onlara ne oldu? Bilen yok. Hem neyi biliyoruz ki!

xx           xx           xx

Sabah Gazetesi yazarı Mahmut Övür 15 Temmuz’da gerçekleşen alçak girişim ile ilgili aylar sonra çarpıcı bir yazı kaleme almış, oradan haberdar olmuştuk. Cumhurbaşkanı Erdoğan‘ın, CNNTürk‘te Hande Fırat‘a konuşmadan önce Marmaris‘te yerel gazetecilere konuştuğu biliniyor.

CNN Türk yayınından 20-22 dakika önce ve CNN Türk‘teki konuşmadan daha ayrıntılı, 7 dakika süren bir konuşma yapıyor. Cumhurun kendisini meydanlara çağırıyor. “Şehirlerimizin meydanlarında halkımızla el ele olacağız…” diyor… Bu konuşmayı ne TRT ne de AA yayınlamıyor…

Ama o gün oradaki yerel gazetecilerden Temel Irmak Facebook’ta canlı yayınlanıyor. Kendi ifadesiyle 30 bin kişi izlemiş. Belki de o gece meydanlara çıkanların bazıları da o yayını izleyerek çıkmıştı…

Bugün Hande Fırat’ı tanımayan yok. Olsun… Temel Irmak’ı biz tanıyoruz…

Tabi bizde Övür gibi merak ediyoruz. Övür yazısını şöyle noktalamıştı;

Çok açık, medya toptan o ilk konuşmayı görmedi. Arkasında büyük tezgâhlar, korkulardan kaynaklanan beklentiler aramayalım ama bu durumun da peşini bırakmayalım, neden acaba?.

xx           xx           xx

Türkiye Cumhuriyeti bir yıl önce, 15 Temmuz akşamında alçakça bir darbe girişimine maruz kaldı. Bu hain girişime karşı ilk anlardan itibaren toplum olarak çok önemli bir demokrasi sınavı veriyoruz. Halkımız, Cumhurbaşkanımız, Parlamentomuz, Hükümetimiz, siyasi partilerimiz, sivil toplum kuruluşları ve toplumumuzun tüm kesimleri 15 Temmuz 2016 gecesi demokrasimize sahip çıktı. 

Demokrasiye müdahaleler ancak demokratik standartları yükselterek ve hukukun üstünlüğünü güçlendirerek önlenebilir. Erkler arasında denge ve denetime, güçlü parlamentoya, bağımsız ve tarafsız bir yargı sistemine dayalı çağdaş demokrasi düzeni; Demokratik standartların ve küresel rekabetçiliğinin en etkin odaklarından biri olan AB sürecini kararlılıkla sürdürmek; Başta eğitim, toplumsal cinsiyet eşitliği ve çalışma hayatı standartları olmak üzere tüm sosyal alanlarda çağdaş bir yaklaşımla ilerlemek “darbe hastalığının” yegane ilacı ve “demokrasinin güvencesi” olabilir…

xx           xx           xx

Başarısız darbe girişiminin üzerinden bir yıl geçti. Keşke bu yıl dönümü “acabaların” da giderilebildiği bir yıldönümü olabilseydi. Acabaları giderip, “Yenikapı ruhunu” yeniden yakalayıp, olası kalkışmalara karşı uyanık, hazırlıklı, birlik ve beraberlik içinde olmalıyız.

15 Temmuz travması ile yüzleşmekten çekinmemeliyiz. Yoksa yeniliriz, bölünürüz, yok oluruz…

Darbe girişimine karşı kahramanca mücadele verirken yaşamını yitiren şehitlerimizi bir kez daha saygı ve minnetle anıyoruz. 15 Temmuz’u unutmayacağız, unutturmayacağız…

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.