YANILDIK MI?

Bu haber 03 Temmuz 2013 - 0:00 'de eklendi ve 1.058 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Bundan yaklaşık 1 ay önce İstanbul Taksim Gezi Parkı olayları sonrasında kaleme aldığım bir yazımda, istenmeyen gelişmeler turizmimizi etkiler mi? demiştim.
İlk başlarda etkilemez diye ilave ettim.
Sadece ülkemizde değil dünyanın birçok ülkesinde benzer olaylar olmaktaydı.
Turizmin ön plana çıkardığı ülkelerden Akdeniz Kuşağında bulunan İspanya, İtalya ve Fransa’da da hükümetlerin izlediği ekonomik ve sosyal politikaları protesto gösterileri vardı.
Buna karşın aynı ülkelerin turizminde bir oynama görülmediğine göre Türkiye’de neden olsun? dedim.
Üstelik ülke turizmi kendi ayakları üzerinde durabilen bir yapıya kavuşmuştu.
Her geçen gün artan girdiler bunun göstergesi olduğuna göre, olayların turizm, ilişkin olarak ekonomimize bir etkisi olmazdı.
Ne var ki yanıldım ve yanıldık.
Üstelik yanılgıya neden olan birçok ayrıntı vardı.
Bir kere, Taksim Gezi Parkı olayları tahminlerin çok ötesinde uzadıkça uzadı.
Başlangıçta ifade ettiğim gibi aradan bir ay gibi süre geçtiği halde, henüz durulmuş değil.
Sonra, olaylara neden olan sadece Gezi Parkındaki bir kısım ağaçların sökülmesinin çok ötesine geçti.
Aynı gerekçeyle ayaklanmalar başlamıştı ama sonrasında iş başındaki AK Parti Hükümetinin değişik alanlarda uyguladığı politikalara protestolar kendini gösterdi.
Hal böyle, uygulamalardan memnun olmadığını ifade eden gruplara emniyet güçleri müdahale edince olanlar oldu.
Birde baktık ki ülkenin her yerinde benzer olaylar var.
Yine ayaklanmalar.
Yine emniyet güçlerinin müdahalesi kendini gösterdi.
O zaman bir kez anlaşıldı ki, belirli grupların ayaklanmasında Gezi Parkı sadece bir etken.
Meselenin daha çarpıcı yanı, Gezi Parkı olaylarında yabancı uyruklu birçok kişinin de yer alması.
Evet yanlış değil.
Bizatihi ulusal bazda yayın yapan medya kuruluşlarına yansıdığı şekliyle, olaylara karışanlar arasında başkaları da var.
Bu tablo karşısında zihinlerde bir takım istifamlar oluştu.
Acaba, bu olaylar bir provokasyon mu?
Düğün değil bayram değil bu insanlar, ülkelerinden kalkıp neden Türkiye’ye gelmişlerdi?
Turist olarak gelmedikleri ayan beyan belli olduğuna göre, meselenin özünde ülke üzerinde oynanmak isteyen oyunlar vardı.
Demek ki sade ben değil meseleyi sağduyuyla yaklaşan herkes yanılmıştı.
Gezi Parkında bir kısım ağaçların sökülmesi işin bahanesiydi.
***
Yine de ümit ederiz ki turizmimizi etkilemez diye baktık.
En azından bu şekilde umduk.
Ama değildi.
İstanbul’dan Antalya’ya, Antalya’dan Fethiye, Marmaris, Datça ve Bodrum’a uzanan çizgide rezervasyon iptalleri vardı.
Bizatihi aynı turizm beldelerinde konuşlanan acentelerin açıklamalarına göre ülkemize en fazla turist gönderen başta Avrupa ülkeleri olmak üzere daha bir çok ülkenin rezervasyon iptalleri vardı.
Her şeye karşın olayların durulmasından sonra yeni talepler olur diye baktık.
Şimdi bekliyoruz.
Ya gelişmeler, her ülkede kendini gösteren münferit olaylar penceresinden bakılarak, turizmimiz yeniden canlanacak.
Ya da, üzerimizde oluşan olumsuz kanaat etkisini gösterecek.
Dedim ya bekliyoruz.
***
Keşke diyorum.
Keşke yanılmasaydık.
Aldanmasaydık ta ülke ekonomisine tahminlerin üzerinde girdi sağlayan turizm, darbe almasaydı.
Neresinden bakarsanız bakınız, geçtiğimiz yılın rakamlarına göre 22 milyar dolar gelir elde ettiğimiz turizm girdileri daha fazla rakamlar içerseydi.
Ama değil.
Şu an itibariyle, şayet iptal edilen rezervasyonlarda geri dönüş olmazsa, elde edilen gelirlerde önemli düşüşler olacağı gibi ülkemizin imajı da zedelenecektir.
Bilmem, bu durum dikkate alınarak, daha bir sağduyu yaklaşımı hakim olur mu?

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.