10 Ağustos Kimin Bayramı?

Bu haber 09 Ağustos 2014 - 12:09 'de eklendi ve 1.507 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Bazı yerel gazetelerimizde kalem oynatan hocalarımızdan birisi, Başbakan Erdoğan’ın Muğla’ya gelişi ile ilgili kaleme aldığı yazısında “6 Ağustos Arife, 10 Ağustos bayram.” diye yazmış.

Cumhurbaşkanı Adayı Başbakan Erdoğan kampanyasında son mitingini Muğla’da yaptı. Muğla AK Parti’nin en zayıf olduğu illerden birisi. Hal böyle iken Sayın Başbakan neden Muğla’yı tercih etti, hala anlayabilmiş değilim.

Kendisi siyasi mühendisliği rahmetli Özal’dan sonra çok iyi kullanan bir lider. Büyükşehirlerin içinde Muğla’yı en sona ayırırken elbette iyi düşünmüşlerdir.

xx        xx        xx

10 Ağustos kimin bayramı olur?

Kürt kardeşime. İkinci Cumhuriyetçi sosyalist kardeşime sordunuz mu yanıt belli:

Selahattin Demirtaş’ın.

CHP’lilere, MHP’lilere, başta Demokrat Parti ve Saadet Partisi olmak üzere muhalefete sordunuz mu bayram Ekmeleddin İhsanoğlu’nun…

AK Partililere sordunuz mu yanıt belli. Hoca yazısında altını çizmiş:

“6 Ağustos Arife, 10 Ağustos bayram.”

xx        xx        xx

Başbakan Muğla’ya Aydın mitinginden geldi. Onca koşuşturmaya yorgun değildi, ama coşkulu da değildi. “Benim için gergin diyorlar. Yumuşağım, ama uysal koyun da değilim.” diyordu.

Hava bugünlerde anormal sıcak. Saat 19.00’du, hala bunaltıcı bir sıcak vardı. Belki bu yüzdendi.

Başbakan Erdoğan bir ara kalabalığı kendisi coşturmaya kalkıştı. Slogan attırdı. Soru sorup adını tekrarlattı. Başbakan değil, cumhurbaşkanı gibiydi.

Cumhurbaşkanı seçilirse vesayetin ve statükonun sona ereceğini tekrarlarken, değişen bir şey olmayacağını belirtiyor ve “Hizmetler aksamayacak. Başlanan işler tamamlanacak.” diyordu. İlçelerdeki yeni hastanelerle Tıp Fakültesi Hastanesinin devam ettiğini belirtirken, 700 yataklı kent hastanesinden söz ediyordu. “Projesi tamam.” diyordu.

Doğrusu ben o gün Başbakan Erdoğan’dan “Tıp Fakültesi Hastanesi’ni iki değil, bir yılda tamamlayacağız. Devlet Hastanesi de eskiden olduğu gibi yerinde hizmete devam edecek.” demesini bekledim. Demedi. “700 yataklı kent hastanesi.” dedi.

AK Parti’nin yerel siyasetçilerinden. Milletvekillerinden duymamıştık. Şaşırdık. Sevindik…

Umarız doğrudur ve gerçeği pazartesi günü İl Sağlık Müdüründen öğreniriz.

xx        xx        xx 

Peki, yarın kimin bayramı olacak?

İnşallah Türkiye’nin bayramı olur. Ülkemizin buna çok ihtiyacı var!

Birliğe, dirliğe, ‘kardeşliğe’ olamasa da ‘insani ilişkilere’ o kadar çok ihtiyacımız var ki…

Özellikle de birbirimize inanmaya, güvenmeye; etnik kökenimizi; dinimizi, mezhebimizi merak etmemeye çok ama çok ihtiyacımız var…

Farkındayım, biliyorum şimdi “Sadete gel.” diyorsunuz.

Cumhurbaşkanı seçimine bir günden az kaldı. Seçim yarın…

Yarın kimin bayramı olacak?

xx        xx        xx

“Sayın bayanlar baylar merhaba. / Sayın olmayan bayanlar baylar sizlere de merhaba. /

Bindiği dalı kesenler / Öksürüğe göre esenler / Çabuk kırılıp küsenler /Kendi yağlarıyla kavrulanlar / El kapılarına savrulanlar, merhaba / (…)

Merhaba verilip de tutulmayan sözler / Merhaba doymayan gözler / Merhaba dolmayan göbekler / İskemleler, işkembeler, merhaba. /

Yurdumun ağaçsız toprakları / Topraksız ağaçları / İnsansız topraklarım / Topraksız insanlarım / Merhaba özgürlük yolunda yaralanıp yitenler / Merhaba bu yolda dökülüp bitenler / Merhaba söylenmemiş en güzel söz / Merhaba güzel yarınlar / Merhaba güzel yarınlar…”

Bu bir Aziz Nesin merhabası…

Zeynep Oral geçen Perşembe Cumhuriyet’teki köşesine almış.

Oral ardından da şöyle demiş;

“… ve benim içimden ‘Merhaba söylenmemiş en güzel söz / Merhaba güzel yarınlar / Merhaba güzel yarınlar’ diye haykırmak geliyor.”

xx        xx        xx

Ne zaman yaşadıklarımızdan, yaşanmışlıklardan yakınsak şöyle deriz;

“Gün günden kötü geliyor.”

Bu söze takılıp kalmamalı da… Bir de halk dilinde şöyle söz vardır;

“Kara gün kararıp durmaz.”

Şu sıcakta tepenizin attığının farkındayım. “Sadete gel”

Geliriz. Aslında bazılarınızın, yarın bayramı kimin yapacağı konusunda ne diyeceğimle ilgili çoktan kehanet bulunduğunun da farkındayım…

xx        xx        xx

Nazım Hikmet Ran’ın olsa gerek… Bir de şöyle söz vardır:

“En güzel ülke henüz gidilmemiş olan / En güzel çocuk henüz doğmamış olandır…”

Merhaba güzel yarınlar / Merhaba güzel yarılar!

Yarın kimin bayramı olacak?

xx        xx        xx

Ben yarın kimsenin bayramı olacağını sanmıyorum.

Yarın yapılacak seçim ikinci tura; 24 Ağustos’a kalacaktır.

Hafta başından beri Ören’deyim. Ören her zamanki gibi güzel… 30 Mart’tan sonra Ören’i sonra paylaşırız.

Yarın oy kullanmak için geldim. Ören’in tatilcileri de güzel insanlar. Ören dün neredeyse boşaldı.

Vatandaş olmanın bilincinde olanlar, hür iradesini kullanmak isteyenler yarın sandık başında olacaklar. “Nasıl olsa şu kazanacak veya kaybedecek” ya da “Nasıl olsa ikinci tura kalır” demeden yarın vatandaşlık görevimizi yerine getirmeliyiz. Geleceğimize sahip çıkmalıyız.

Gelecek dünden güzel olacaktır!

Peki, bayram kimin olacak?

xx        xx        xx

Gelecek elbette güzel olacaktır, ama “Gelen gideni aratır” diye de bir söz vardır.

Allah bu günleri aratmasın…

Sizi bilmem ama ben rahmetli Turgut Özal’ı arıyorum, hakkında yazdıklarımdan pişmanlık duyuyorum. Allah Abdullah Gül’ü aratmasın…

Seçmen ne yapar. Bayram kimin olur?

Bilemiyorum, kestiremiyorum. Bıçak sırtı bir seçim…

Bildiğim bir şey varsa o da elin elin eşeğini ıslık çalarak aradığı; Ekmel beyi hem CHP de hem de MHP’de tepedekilerin yalnız bıraktığı.

Siz büyükşehrin CHP’de, 13 ilçeden sadece 3’ünün AK Parti’de olduğu Muğla’da billboardlarda  bir tek Ekmeleddin İhsanoğlu afişi gördünüz mü?

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.